Türkçeyi ve milleti kurtaran kurum RTÜK işbaşında

12 Ağustos. 2010 Perşembe tarihinde NTVMSNBC sitesinde yayınlanan haber. RTÜK yine Türkçenin yoldan çıktığına hükmetmiş. Arada dil üzerinden populer kültüre, oradan da “ulusal değerlere” ayar çekmek gerektiğine inanan bir zihniyetin kendini tekrar tekrar gösterdiği bir yer RTÜK.

‘Kimse bakkaldan ‘çikeleta’ istiyor mu?’

RTÜK’ün Türk Malı dizisinde 81 kelimenin yanlış kullanılması nedeniyle attığı adıma Doğan Hızlan ve Gani Müjde tepki gösterdi. Hızlan, “Bir dil jandarması gibi olmaz ki” derken, Müjde “Kimse Şener Şen gibi ‘domatis’ demedi” diye konuştu.

ntvmsnbc
İSTANBUL – Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) Abiye ve Erman Kuzu’nun yanlış kullandığı 81 kelime nedeniyle Türk Malı dizisini yayınlayan kanaldan savunma istemesi tartışmayı başlattı.

RTÜK raporunda dizide birçok kelime, deyim, özlü söz, özel isim, unvan, yer ismi, terim ile dilimize yabancı dillerden giren sözcüklerin yanlış kullanıldığı ve çok fazla argo kelimenin diyaloglarda yer aldığı belirtildi. RTÜK uzmanlarının gözünden kaçmayan yanlışlar şunlardı:

”Aritmatik (aritmetik), aşortman (eşofman), bu kadan (bu kadar), cöle (jöle), derişiklik (değişiklik), ezelfektan (dezenfektan), guzu (kuzu), hakketten (hakikaten), ivet (evet), kopek (köpek), laylon (naylon), lehavilite (rehabilite), liften (lütfen), mikemmel (mükemmel), ne kadan (ne kadar), ötüd odası (etüd odası), ruhsal burhan (ruhsal buhran), tebrik koyuyorum (tebrik ediyorum), tezcüraat (tezahürat), tijene (hijyen), tikkat (dikkat), tonurcuk (tomurcuk), yiter (yeter), yürüşen merdiven (yürüyen merdiven), zaman hışımı (zaman aşımı), şah mart oldu (şah mat oldu), uzun lafın sopası (uzun lafın kısası), ağaç yaşken emilir (ağaç yaşken eğilir), ödüm cörtledi (ödüm koptu), ayağını organına göre uzatmak (ayağını yorganına göre uzatmak), komşu komşunun gülüne muhtaçtır (komşu komşunun külüne muhtaçtır), misafir girmeyen eve doktor girer (güneş girmeyen eve doktor girer), temizlik İran’dan gelir (temizlik imandan gelir), istemek başarmanın karısıdır (istemek başarmanın yarısıdır), kitap en iyi tosttur (kitap en iyi dosttur), laf olsun torba kopsun (laf olsun torba dolsun), yalancının mumu yansıyana kadar yanar (yalancının mumu yatsıya kadar yanar), her koyun kendi bacanağıylan basılır (her koyun kendi bacağından asılır), Saval (Seval), Gokan (Gökhan), Hollanda’nın başkenti Paris (Hollanda’nın başkenti Amsterdam), logoritma (logaritma), aynobik (aerobik), esperesko (espresso), Aykut testi (IQ testi), boy Frenk (boy friend).”

RTÜK kanalın vereceği savunmayı yeterli bulmazsa program durdurma cezası da verebilecek.

‘Edebiyatın Cumhurbaşkanı’ ve Hürriyet yazarı Doğan Hızlan ile ünlü mizah yazarı Gani Müjde, konuyu NTV canlı yayınında değerlendirdi.

Usta yazar Doğan Hızlan, şunları söyledi:

“Mizah amacı taşımayaman bir yazıda ‘bunu yanlış kullanmışsınız’ diyebilirsiniz ama zaten bu bozma mizah amacıyla yapılıyor. Ayrıca şimdi dizilere bakıp bunu söylüyoruz, mizah dergilerini unuttuk. Düşünün yıllarca çıkan Gırgır’ı. Gırgır’ın gençler arasındaki kullanımını düşünelim, yeni mizah dergilerini düşünelim, Penguen, Leman veya Uykusuz’u. Bu aslında dilin sözlükteki anlamına başka bir anlam yüklemektir, bozmanın amacı budur. Bir de gülme ögesini yaratıyor, mizahta da bu vardır. Bunlar edebiyat metinleri olarak okutulmuyor ki, okuldaki edebiyat kitaplarına konulmuyor ki? Bunlar bir dizide gülünmesi içni yapılan bir mizahi kaydırma. Bunları çok olağan karşılıyorum ve gülüyorum da ayrıca.

RTÜK’ün açıklamasındaki ‘Hiç kimsenin toplumsal değerleri gözardı ederek gülmece yapma hevesi olmamalı’ ifadesine gelelim. Bunlar o kadar havada şeyler ki… Toplumsal değerler, gençlerin durumları. İnanır mısınız bunlar her döneme göre değişir. Dünya o kadar hızlı değişiyor ki, yıllar önce argo sayılan şeyler bugün normal sayılıyor. Ayrıca şunu da unutmayalım, burada argo da söz konusu. Argo bir dilin baharatı, lezzeti, argo sözlüğümüz bile var.

Ayrıca meslek argosu da var. Yıllar önce rahmetli Şakir Eczacıbaşı ‘Tıpta Yenilikler’ diye dergi çıkardı ve orada meslek argolarını sıralamıştı. Bir dönem şoför argoları vardı ve o kadar eğlenceliydi ki… İçinde simgeler, metaforlar ve göndermeler var. Bir dil jandarması gibi davranırsak olmaz ki bu… Dilin kendi mecrası var ve bu mecra içinde yürüyecek, küçülecek, bozulacak veya yabancı etkiyi alacak. Bu açıdan bir soruşturmaya, kovuşturmaya gerek görülmesine şaşırıyorum.

Nasrettin Hoca metinlerimizde dilin bozulması ve o dönemin argosu vardır. Hatta bugün müstehcen sayılan sözcükler var. Bunlar mizahın ve hoşgörünün içinde eritilmesi lazım olan şeylerdir. Gırgır dergisi hangi kuşağın ailevi değerlerini yok etti, hangi ailelerde bir bölünmeye veya aile facialarına yol açtı.”

Mizahçı Gani Müjde’nin değerlendirmesi ise şöyle oldu:

“Sadece dili değil toplumu da zapt-u rapt altına alma isteği görüyorum. Ne zaman zaten bir toplum yasaklarla biçimlendirilmeye çalışılsa, yasaklarla bir toplum mühendisliği yapılsa ondan sonra faşizm gelir. Mazereti de hep şudur, işte toplumsal değerlerimizi korumak, gençleri kötü alışkanlıklardan korumak filandır. Ben kelimelerle oynayarak mizah yapan birisi değilim, burada mizahın avukatlığını yapıyorum, kendime ait bir şey yok. Bir mizahçının yasaklarla şekillendirilmesi ağırıma gidiyor.

Biz ‘Nöri Kantar’la büyümedik mi? Nöğürüyon’u duyduk yıllarca, hangimizin Türkçe’si bozuldu? Şener Şen ‘domatis, domatis’ diye bağırdı Züğürt Ağa’da, biz yıllarca domatese ‘domatis’ mi dedik? Burhan Altıntop ‘çikeleta’ der, biz bakkala gidince ‘çikeleta’ mı istiyoruz?

RTÜK yanlış alanlarda geziniyor. RTÜK üç şeyi denetlemeli bence, pornografi, şiddet ve küfür. Bunun dışındaki şeyler aslında RTÜK’ün ilgi alanına girmemeli, RTÜK’ün Türk aile yapısını korumak gibi bir görevi olmamalı. Çünkü senaristler Türk aile yapısının bozukluğundan bir senaryo çıkarabilir. Mizah da böyledir, eğersiniz, bükersiniz, kelimelerle oynarsınız.

Başbakan geçenlerde Nejat Uygur’u yatağında ziyaret etti, Nejat Uygur bu işlerin babasıdır. Kelimelerle oynar, takla attırır, bilerek yanlış söyler, karşısındakinin söylediğini yanlış anlar. Burada şunu görüyorum, şu andaki RTÜK üyelerinin mizah kültürüyle biraz daha haşır neşir olmaları gerekiyor. Toplumu şiddetten ve pornografiden korumak gerekiyor ama yolu bu değil. Karagöz Hacivat’da bile vardır bu tür mizah. Eğer toplumsal değerlerimizi korumaksa olay, Karagöz Hacivat’da argo vardır hatta küfür vardır. Bu yeni bir şey değildir ki, neyi tartışıyoruz anlamış değilim.”

Bir Cevap Yazın