Kamusal Alan: Tartışma ‘alan’ı

Radikal gazetesi Kitap ekinin 16/04/2010 tarihli sayısından daha önce yayımlanmış bir kitabın tanıtımı. Metnin yazarı G. Gürkan Öztan.


Meral Özbek’in derlediği çalışmanın önemli özelliklerinden biri, ‘kamusal alan’ın kavramsallaştırmalarının çok boyutlu yönünü okuyucuya aktarması

G. GÜRKAN ÖZTAN

Türkiye’de görsel ve yazılı basında kamusal alan tartışmaları ekseriyetle güncel sosyo-politik gelişmelerin ışığında yapılır. Belki de bu nedenle, aslen bir soyutlama olan kamusal alan üzerine derin analizlerden ve yorumlardan çok, kavramın gündelik politik konumlanmalardaki görece ‘deforme edilmiş’ biçimi referans alır. Akademik literatürde ise kamusal alan temelli tartışmaların özellikle 1990’lar ve hatta 90’ların ikinci yarısından itibaren popülerlik kazandığı gözlemlenebilir. Aslında Batı yazınında Habermas’ın 1962 tarihli Kamusal Alanın Yapısal Dönüşümü adlı eseri ile aralanan kapı, eserin 1989’da İngilizceye çevrilmesi ile adeta sonuna dek açılmıştır. Bu süreçte Meral Özbek’in ifade ettiği gibi, Batılı kapitalist toplumlarda ve Sovyetlerin dağılması sonrasında Doğu Avrupa’da “kamusal yaşamın dokusunu zorlayan genel toplumsal dönüşümler, mücadeleler ve politik meşruiyet tartışmaları” önemli rol oynamıştır.

Türkiye de bu çerçeve içinde rahatlıkla düşünülebilir. 1980 sonrasının Türkiye’sinde, yeni toplumsal hareketlerin politik mücadelenin gramerini değiştirmeye yönelik girişimleri, hem teorik anlamda hem de pratikte görece büyük bir değişimin sinyallerini vermiştir. Türkçeye ancak 1997’de çevrilen Habermas’ın yapıtı, bu topraklardaki hegemon söylemin ‘kamu’ ve ‘resmiyet’ betimlemesinin entelektüel anlamda rakipsiz olma iddiasını da zedeleyen düşünsel faaliyetler içinde de anlamlı bir yer tutar. Bu çerçevede Meral Özbek’in büyük emekle hazırladığı ve yakın tarihte ikinci baskısı çıkan Kamusal Alan derlemesi, bahsi geçen kavramdan hareketle ne denli zengin bir felsefi tartışmanın yapılabileceğini gözler önüne seriyor.

Proletarya kamusal alanı

Meral Özbek’in derlemesi temelde üç ana başlık altında toplanmış makalelerden oluşuyor. Özbek’in, derlemenin her bir kısmının başında yer alan giriş yazıları başlı başına okuyucuya entelektüel bir yol haritası sunuyor. Yazarın tercüme için seçtiği metinler ise kamusal alan kavramının ve kavram üzerindeki tartışmaların anlaşılması doğrultusunda kilit öneme sahip. Derleme ayrıca birbirinden ilginç çerçeve yazıları ile de desteklenmiş. Mark Gottdiener, Fatmagül Berktay, Tanıl Bora, Ilana Navaro, Hakan Koçak’ın değerli katkıları hemen göze çarpıyor.

Özbek’in çalışmasının önemli özelliklerinden biri, ‘kamusal alan’ın kavramsallaştırmalarının çok boyutlu yönünü okuyucuya aktarması. Kamusal alanın sınırları nelerdir? Tartışma toplumsal formasyonlara ve dönüşümlere dair nasıl ipuçları veriyor? Bireyi toplum içinde anlama çabasının içinde kamusal alan kavramının rolü nedir? Politik kamusal alan ile sivil toplum aynı şeyler midir? Habermas ile Habermasçı yorumlar arasında hangi yeni açılımlar söz konusu? Küresel ekonominin emeği örgütsüzleştirdiği ve yeniden proleterleştirdiği bir çağda karşıt kamusal alandan bir başka deyişle ‘proletarya kamusal alanı’ inşasından bahsedilebilir mi? Bunlar ve dahası birçok cevaplanmayı bekleyen soru üzerine düşünürken Özbek’in derlemesindeki Nancy Fraser, Oskar Negt ve Alexander Kluge ile Miriam Hansen’in metinlerine muhakkak göz gezdirilmeli. Özbek’in derlemesinin ikinci kısmı ise kamusal alan ve yurttaşlık üzerine odaklanmış. Küreselleşme ve kamusal alan, çokkültürlülük, ulusüstü vatandaşlık gibi başlıklar ele alınıyor.

Şunu özellikle ifade etmek gerekiyor; Özbek’in çalışması kamusal alan üzerine Türkçe literatürde eşine az rastlanır ölçekte bir çalışma. ‘Kamusal’ kavramının öncelikle -ve kimi zaman sadece- devlet gücü için kullanıldığı, ‘kamu’ sözcüğü geçtiğinde yalnızca devletin akla geldiği sosyo-politik algı dünyasında, kamusallık ve politik kamusal alan üzerine çalışmak daha da hayati bir mânâya sahip. Zira Özbek’in bizzat kendisinin kaleme aldığı gibi “politik kamusal alan, ‘ceberut’ devletin ve baskıcı/keyfi siyasal iktidarın hasmıdır; radikal anlamıyla ve tüm heterojenliği içinde ‘halka ait’ bağımlı sınıf ve grupların politik söylem ve eylemleriyle katıldığı bir hegemonya mücadelesi alanıdı.” Bu bahiste derleme, akademisyenlere olduğu kadar konu ile ilgilenen her okuyucuya yeni bakış açıları kazandırma potansiyelini içinde barındırıyor.
Küçük bir not ile bitireyim. Özbek’in derlemesinin ilk baskısının kapak dizaynı, okuyucuyu içerik hakkında meraklandıran ve düşündürmeye yönelten bir özelliğe sahipti. Fakat ikinci baskıda kapak tasarımını tamamen değiştirilmiş. Son durumda insan keşke yayınevi ilk baskıdaki formatı muhafaza etseymiş demekten kendini alamıyor.

KAMUSAL ALAN
Editör: Meral Özbek
Hil Yayınları
2010
763 sayfa
45 TL.

Bir Cevap Yazın