‘Duyarlı vatandaş’ linçten yargılanıyor

Radikal’in 30 Mart 2010 tarihli haberi.

İSTANBUL – Trabzon’da, bir grup TAYAD üyesine yönelik uygulandığı 2004 yılından beri en az 50 kere yinelendiği halde hiçbir yasal işlem yapılmayan linç girişimleriyle ilgili bilinen ilk dava, Edirne’de açıldı. Beş sanığa ‘İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engellemek’ suçuyla üç yıla kadar hapis cezası isteniyor. İlk duruşmada mağdurlar, haklarında ayrı bir soruşturma yürütülen polisleri işaret etti: “Etrafımıza 30 -40 kişilik grup toplanarak slogan atmaya başladı. Arkadaşlarımız polise ‘Demokratik hakkımızı kullanıyoruz, bize saldıracaklar’ dediler. Polisler ‘Onlar da demokratik haklarını kullanıyor’ dedi. Etraftaki kişiler polisin çemberi açmasından istifade edip üzerimize saldırdı…”

Soruşturmayı yürüten Savcı Fahri Mutlu Tosun, linç girişimine katıldıkları kamera kaydıyla belgeli 44 yaşındaki Tunay F., 26 yaşındaki Aytaç G. ve Varol A., 25 yaşındaki Alp Timuçin K. ile 24 yaşındaki Sencercan K. hakkında dava açtı. İddianamede, eylemcilerin 27 Aralık 2009’da Saraçlar Caddesi’nde, arkadaşlarının tutuklanmasını protesto için toplandıkları anımsatılarak, saldırganların ‘basın açıklaması yapmak ve imza toplamak isteyen müştekilere tekme ve yumruk vurarak engellediği’ belirtildi. Polisin de şiddet uyguladığı iddiasıyla ilgili de polis görevlileri hakkında ‘nüfuzunu kötüye kullanarak yaralama ve görevi kötüye kullanma’ suçundan bir ayrı soruşturma açıldı.

‘Bunları istemiyoruz’

İlk duruşma, Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 18 Mart 2010’da görüldü. Dört mağdur ve iki sanık duruşmaya katıldı. Mağdurlar sanıkları teşhis ederken, polisin ‘ihmaline’ de değindi:

Gamze Yıldız: Arkadaşlarımızın haksız olarak tutuklandıklarını anlatıyorduk. Etrafımıza 30- 40 kişi toplanıp ‘Edirne’de bunları istemiyoruz, Edirne halkı uyuma’ diye slogan atmaya başladı. Arkadaşlarımız polisin yanına gitti. ‘Biz demokratik hakkımızı kullanıyoruz, bize saldıracaklar’ dediler. Polisler ‘Onlar da demokratik haklarını kullanıyorlar, bir şey yapamayız’ dedi. Etrafta birçok polis vardı. Slogan atanlar polisin çemberi açmasından istifade edip saldırdı.

Hafize Akyıldız: Polis etrafımızda kordon yaptı. Fakat daha sonra kordonu açınca insanlar üzerimize saldırdı. Bir süre sonra polis müdahale etti ve bizi gözaltına aldı. Önce Saraçlar çıkışında bırakacaklarını söylediler, sonra gözaltı işlemi uyguladılar.

Umut Kolkıran: Etrafta sivil polis olan bazı kişiler üzerimize geleneri kışkırtarak bize yönlendirdi ve üstümüze saldırdılar.

Tesadüfen linç!

Sanık Varol A., olay yerine tesadüfen gittiğini savunarak, “Yasadışı örgüt gelmiş slogan atıyor’ dediler. Şahısları görmedim, kimseye vurmadım. Edirne’de birçok kişi oradaydı. Onların içinde tesadüfen bulunuyordum. Birçok kişi slogan atınca ben de attım” dedi.

Sencercan K., ise o gün nişanlısına hediye almak için gittiği Saraçlar’da kalabalık arasında kaldığını öne sürdü.

Edirne’de 17 Aralık 2009’da Trakya Üniversitesi öğrencisi ve Edirne Gençlik Derneği (EGD) üyesi iki genç, ‘terör örgütü propagandası’ndan tutuklandı. ‘Hayata Dönüş Operasyonu’ ile ilgili bir davetiye ile “Parasız eğitim istiyoruz” yazılı bildiri ‘kanıt’ sayıldı. Daha sonra bir kişi daha tutuklandı.

Tutuklamaları 27 Aralık’ta Saraçlar Caddesi’nde protesto için buluşan EGD’liler “İncirlik kapatılsın” ve “Amerika defol demek suç değildir” diye slogan attı, arkadaşlarının bırakılması için imza topladı. Polisler nedense eylemcileri uyarma gereksinimi hissetmişti:

“S.F.’ye uygun bir dille ‘Konuyu fazla uzatmamaları, vatandaşların tepki koydukları konusunda ikaz edilmiş ancak ısrarla devam etmişler, kalabalıktan 10 kişi ‘Aponun piçleri yıldıramaz bizleri’ diye sloganlar atılmış, ‘Polis olarak görevimizin başındayız. Provakasyona gelmeyin’ diye ikazlar yapılmış ancak kalabalık, grubu PKK’lı sanıp bir anda tahrik olmuş.”

Polis eylemcileri suçladı

Polise göre asıl suçlu, eylemcilerdi: “Sekiz eylemci polis aracına bindirilmek istenmiş ancak şahıslar polisi ve vatandaşları tahrik eder söz ve davranışlarını sürdürmüşlerdir.”
Sekiz genç, ‘linç edilmelerini engellemek’ için gözaltına alındı. Tutanakta, ‘vatandaş grubu’ denilen linççilerle ilgili ise yapılan işlem şu oldu: “Tahrik olan kalabalığın sakinleştirilmesi için ikazlar yapılmış ancak ciddi şekilde tahrik olan kalabalık yoğun uğraş sonucu sakinleştirilip dağılmaları sağlanmış.”

Gözaltına alınan sekiz gençten ikisi de daha sonra tutuklanırken, halen cezaevinde olanların sayısı beşe çıktı.

Bir Cevap Yazın