Darbe, stadyum ve faşizm

Güncel mevzular hep tarihi hatırlamak için vesile. Son günlerde “Balyoz” adıyla anılan darbe planı ile ilgili ortalık kaynamakta. Böyle bir plan var mıdır, yok mudur, onu bilemem. Ama bu ülkede darbelerin olmuş olduğunu biliyorum. Sadece bu ülkede değil, başka ülkelerde de darbeler yapıldığını biliyorum. Popüler kültürün en gösterişli sahnesi stadyumların faşist darbecilerin katliamlarına ev sahipliği yapmış olduğunu da biliyorum. İşte bu vesileyle Şili darbesini; futbol, stadyum ve faşizm ilişkisini ve Victor Jara’yı anmanın tam zamanı. “Gerekirse darbe yapmak, vatanı kurtarmaktır” diyenlere selamlar.

Haber CNNTürk’ten:

Şili’de 1973 darbesinin ilk günlerinde öldürülen ve direnişin sembolü haline gelen şarkıcı Victor Jara’nın ölümünden 36 yıl sonra, tetiği kimin ya da kimlerin çektiğinin bulunmasına çalışılıyor.

“Victor Jara Vakfı, tamamlanan adli tıp raporunun ellerinde bulunduğunu, bu konuda basın toplantısı düzenlemeyi planladıklarını açıkladı.

Balistik sonuçları ve otopsiden ede edilen kanıtların Jara’nın kafatasındaki kurşunu kimin sıktığının ya da emrin kim tarafından verildiğinin ortaya çıkarılmasına yardımcı olabilecek.

Elleri parçalanan vücudunda 44 kurşun bulunan Jara’nın ölümü, Şili’de askeri yönetimin hakim olduğu yıllar boyunca Augusto Pinochet rejimine karşı çıkanlar için bir tehdit mesajı niteliğindeydi.

Şili’de dönemin darbeyle devrilen Devlet Başkanı Salvador Allende yandaşı 5 bin kişiyle birlikte bir stadyumda gözaltına alınan ve direnişi efsaneye dönüşen Jara’nın ölümüyle igili gerçeklerin ortaya çıkması için, bugün 82 yaşında olan dul eşi Joan Jara büyük emek harcadı.

Joan Jara’nın, şimdi kocası anısına Estadio Victor Jara adı verilen o stadyumdan kurtulanları ifade vermeye, dolayısıyla mahkemeye kanıt sunmaya ikna etmesiyle, şarkıcının cinayet davası geçen yıl ivme kazanmıştı.

Soruşturmayı yürütenler, Pinochet ordusunda görev yapmış yüzlerce eski askeri sorguya çekmiş, haziran ayında da tam bir otopsi için Jara’nın cesedi mezarından çıkarılmıştı. Joan Jara’nın avukatı Nelson Caucoto, Associated Press ajansına yaptığı açıklamada, “Kurşunun olduğu yerde silah da vardır” diyerek mücadelelerini özetliyor. Caucoto, askerin bir subayın emrinde bulunduğunu hatırlatarak, o subayı aradıklarını belirtiyor.

Rus ruleti

Jara’nın ölümüyle ilgili olarak çoğu eski asker konuşmayı kabul etmezken, Jose Paredes adlı bir asker, cinayeti anlatarak sorumluların adını verdi.

Soruşturmayı yürütenlere verdiği ifadede Paredes, “El Loco” lakaplı bir teğmenin Jara’yı soyunma odası duvarına sürükleyip, bir kurşun şarkıcının kafatasına ulaşıncaya kadar Rus ruleti oynadığını söyledi.

Paredes, üst rütbeli bir subayın, Jara’nın işini bitirmeleri ve ardından görgü tanığı diğer gözaltındaki 14 kişinin makineli tüfekle öldürülmesi emrini verdiğini anlattı. Bu yeminli ifadesini iki kez imzalayan Paredes, bir grup eski askerin kendisine avukat bulması ve askeri bir cezaevine transfer edilmesinin ardından söylediklerinden vazgeçti.

AP ajansına demeç veren Paredes, soruşturmayı yürütenlerin kendisini, her türlü itirafı imzalayacak kadar psikolojik baskı altına soktuğunu belirtti.

O dönem kendi birliğinin başka yerde bulunduğunu, dolayısıyla Jara’nın ölümünü anlatmasının mümkün olmadığını, 15 Eylül 1973 gecesi o stadyumun soyunma odasında olanları günler sonra başka bir birlikteki askerlerden duyduğunu savundu.

Paredes, soruşturmayı yürütenlerin daha fazla araştırma yapması ve subaylara bakması gerektiğini belirterek, “savaş sırasında” verilen emirlere uymak zorunda olduğunu söyledi.

Jara’nın avukatı Caucoto ise, diğer kanıtların Paredes’in ilk ifadesinde doğruyu anlattığını gösterdiğini savunuyor.

Suçlu, Pinochet ve keyif alanlar

Joan Jara da, o dönem verilen emri reddetse ölecek olan Paredes’in, cinayetten sorumlu tutulan tek kişi olmaması gerektiğini belirterek, “Onun suçlu olduğunu düşünmüyorum. Tek suçlu, ölüm ve işkence emrini veren Pinochet ile bundan keyif alan, bunun parçası olan herkes” diyor.

Caucoto, yargıç Juan Eduardo Fuentes’in direktifi altında çalışan insan hakları soruşturmacılarının adli polisle birlikte, halen 80 kadar eski askeri sorguya çektiklerini söyledi.

Ana hedefleri de, “El Loco” ile kendisine “Prens” dedirten ve stadyumda elinde kırbaçla gezen diğer yetkili.

O dönem iki kızıyla sürgüne kaçan ve yıllarca eşinin yaralarını omuzlayan Joan Jara, bugün sembolik öneme sahip Victor Jara cinayeti çözülse bile, resmi verilere göre Pinochet döneminde katledilen 3 bin 197 kişinin yeri saptanmadan Şili’nin adalete ulaşamayacağı görüşünde.”


Victor Jara’dan Şili darbesine karşı direnişin sembolü haline gelen “Venceremos” şarkısını dinlemek için Facebook’taki video‘yu izleyebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın