YTÜ’de ‘savunma’ da yasak

2 Ocak 2010 tarihli Radikal gazetesi, daha önce duyumunu aldığımız cezalandırma olayını haber yapmış. Bir akademisyenin, hem de bir siyasal bilimler hocasının ne hakkında konuşabileceği ise belirtilmemiş.

YTÜ’de ‘savunma’ da yasak
YTÜ, Sevgi Göral’ı savunan öğretim üyesine soruşturma açtı

UMAY AKTAŞ SALMAN

İSTANBUL- Sözleşmeli öğretim görevlisiyken bir televizyon programında Kürt sorununu tartıştığı için Özgür Sevgi Göral’ı hak ettiği kadroya atamayan Yıldız Teknik Üniversitesi, bu kez de bir gazeteye Göral’ı ve akademik özgürlükleri destekleyen yazı yazdığı için İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ergun Aydınoğlu hakkında soruşturma başlattı.

Aydınoğlu kademe durdurma cezasını öngören ‘bilimsel tartışma ve açıklamalar dışında, yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına, radyo-televizyon kurumlarına resmi konularda bilgi veya demeç vermek’le suçlanıyor.

İki yıl boyunca Yıldız Teknik Üniversitesi’nde (YTÜ) sözleşmeli öğretim görevlisi olarak İnsan ve Toplum Bilimleri bölümünde ‘Toplumsal Yapılar, Tarihsel Dönüşümler’ dersini veren Özgür Sevgi Göral, bölümde yer açılınca kadro çin başvurmuştu. Ancak kadro hayali Sky Türk televizyonundaki Kürt sorunuyla ilgili tartışma programına katılmasıyla son bulmuştu. Göral, üniversite tarafından atanmaya ‘layık’ bulunmamıştı.

Gerekçeler ise ‘Göral’ın tarafsız ve devlete bağlı olmaması, öğrencilere Atatürk milliyetçiliğine bağlı hizmet bilinci, milli birlik ve beraberliği kuvvetlendirici irade gücü kazandıramayacağı’ydı. Radikal’in 8 Ekim 2009 tarihinde manşetine taşıdığı haberin ardından aynı üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Ergun Aydınoğlu’nun, 17 Ekim 2009’da Taraf Gazetesi’nde ‘Üniversiteler ve Kürt Sorunu’ başlıklı bir yazısı yayımlandı. Aydınoğlu yazısında Göral’ın Kürt sorunun tartıştığı programdaki değerlendirmelerini derslerinde de işlediğini anlatarak, üniversitelerde akademik özgürlük olması gerektiği vurguladı. Aydınlıoğlu ayrıca, üniversitenin basında yer alan gerekçelerini de eleştirdi.

İki hafta önce de bu yazının faturasını kesildi. Aydınoğlu’na ‘Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 9g maddesinden soruşturma açıldığı’ bildirildi. Maddede ‘Bilimsel tartışma ve açıklamalar dışında, yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına resmi konularda bilgi veya demeç vermek’ kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil olarak tanımlanıyor.

İşte soruşturulan yazı

Ergun Aydınlıoğlu’nun soruşturma açılmasına yol açan yazısı şöyle:

“… Göral’ın konuşmasını izleme imkânını buldum. O programda söylediklerini canlı bir şekilde dinledikten sonra gördüm ki, Göral’ın orada söyledikleri, benim yıllardır YTÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’ndeki derslerimde öğrencilerime aktardığım değerlendirmelerden hiç de farklı değildi. Bu noktada belirtmem gerekir ki ‘Kürt sorunu’, ‘Türk Siyasal Hayatında Güncel Konular’ başlıklı dersimin temel konularından birisidir ve dersin okuma metinleri arasında, Hamit Bozarslan, Handan Çağlayan, Mesut Yeğen ve başka akademisyenlerin Kürt sorunuyla ilgili yazıları bulunmaktadır. Gerek bu yazılarda gerekse kendi ders sunumlarımda, Göral’ın ‘problem yaratan’ değerlendirmeleri, muhtemelen çok daha ayrıntılı ve net bir şekilde ortaya konmaktadır. Bir öğretim üyesi olarak bugüne kadar ben, üniversitede ders verme yetkinliğinin, akademik yeterlilikle açıklandığına ve ölçüldüğüne inanıyorum (ya da inanmak istiyorum.)… Görüldüğü gibi Göral’ın hak ettiği kadroya atanmamasında absürt bir durum vardır… Göral’ın başına gelenlerde sadece absürtlük ve adaletsizliği değil, aynı zamanda üniversitelerimizdeki boğucu antidemokratik ortamı da görmek gerek. Öte yandan bu dava vesilesiyle hazırlanan bir hukuki metinde kullanılan argümanlar ise, üniversite ve hukuk ortamımızdaki demokratik kültürün içler acısı halini de ortaya seriyor.

Kadrolaşma iddiaları da vardı

YTÜ, Sevgi Göral’ın yanı sıra, kadrolaşma iddiaları ve özellikle yazı ve söylemlerinde İslami vurgular yaptıkları belirtilen öğretim üyeleri haberleriyle de gündeme gelmişti.

Ergün hocanın yazısının tamamı burada.

Bir Cevap Yazın