Marx ve Bakunin

Marx

Aşağıdaki metin Peter Singer’in Marx: A very short introduction adlı kitabından bir kısa bölümün tarafımdan yapılan çevirisidir. Derste de işleyeceğimiz gibi Marx ile Bakunin arasındaki tartışmalar sosyalist ve anarşist hareketin tarihsel ve kuramsal çatışmalarına da rehber olmuştur. Bu metinde yarı-gerçek bir diyalog anarşizmin otorite ve devlet konusundaki hassasiyetini, özellikle devrimci sosyalizme karşı açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

“Marx’ın, 1874’de Bakunin’in Devletçilik ve Anarşi (Statism and Anarchy) kitabını okurken aldığı notlara bir göz atmak hem hüzün verici hem de ironiktir. Marx, 1848 Birinci Enternasyonal’deki anarşist rakibinin metinlerinden parçalar alıntılayıp, her bir parçaya kendi yorumlarını eklemiştir. Dolayısıyla kenar notları, bir kısmı aşağıya aktarılmış olan bir diyalog gibidir:

Bakunin

Bakunin: Devletin yöneticilerinin ve temsilcilerin seçilmesine olanak veren genel oy hakkı… demokratik ekolün olduğu kadar Marksistlerin de son sözü budur. Bunlar, arkasında egemen bir azınlığın despotizminin pusuya yattığı yalanlardır; üstelik bu azınlık güya halkın iradesinin bir ifadesidir.

Marx: Kollektif mülkiyet sisteminde, halkın iradesi denen şey ortadan kalkar ve yerine topluluğun (ortak yaşamın) gerçek iradesi geçer.

Bakunin: Sonuç: toplumun büyük çoğunluğunun ayrıcalıklı bir azınlık tarafından yönetilmesi. Fakat, Marksistler diyor ki, bu azınlık işçilerden oluşacaktır. Evet, elbette, ama eski işçilerden; bir kere halkın temsilcisi ya da yöneticisi olduktan sonra işçi olmaktan çıkanlardan…

Marx: Bir fabrikatörün, belediye meclisine seçildi diye kapitalistliği sonra ermediği gibi, işçinin de temsilci olması işçiliğini sona erdirmez.

Bakunin: Ve devletin yüksek rakımlı tepelerinden işçilerin sıradan dünyasına yukarıdan bakmaya başlarlar. O andan itibaren halkı değil, kendilerini temsil ederler, ve halkı yönetme iddialarını. Bundan şüphe duyan, insan doğası hakkında hiç bir şey bilmiyordur.

Marx: Eğer Bakunin Bey bir işçi kooperatifinde bir yönetici pozisyonunun nasıl bir şey olduğunu bilseydi, otorite hakkındaki bütün korkularından kurtulurdu. Kendisine şu soruyu sormalıydı: bir işçi devletinde, eğer öyle adlandırmak istiyorsa, yönetim işlevleri nasıl biçimlenebilir?”

One thought on “Marx ve Bakunin

  1. ”…Marksistler diyor ki, bu azınlık işçilerden oluşacaktır. Evet, elbette, ama eski işçilerden; bir kere halkın temsilcisi ya da yöneticisi olduktan sonra işçi olmaktan çıkanlardan…”

    ”…Ve devletin yüksek rakımlı tepelerinden işçilerin sıradan dünyasına yukarıdan bakmaya başlarlar.”

    Şimdi aklıma yangını başlatan küçük kıvılcımlar geldi unutulmamalıdır ki yangın bir kez başladığında o küçük kıvılcımların da diger kıvılcımlardan hiçbir farkı kalmayacaktır. Ancak yangını başlatan o kıvılcım diğer kıvılcımları nasıl kontrol etmesi gerektigini biliyordur. Yangını başlatan kıvılcım aynı zamanda en uyanık olanlardandır da kendini özel hisseder ve başkalarından da özel olarak görülmesini ister. Bu kıvılcım parladığı zaman rüzgarın nereye estiginin farkındadır ve rüzgarın yönüne göre söyledigi şeyler onu bir kahin durumuna yükseltir. Artık o ateşin içindeki diger kıvılcımlardan da farklıdır çünkü herkes onun bildigini düşünmektedir ve herkes giderek tembelleşmektedir. İşin özeti yandığını sanan ateş artık kendi kendinin yönünü saptıracaktır belki daha kötüsü sönecektir. Ama bir kez amaç saptırılmıştır ve kurtuluş için parlayanlar artık kurtuluşu kendi nesillerinde görme şansını yitirmişlerdir. En büyük ihaneti kendilerinin tutuşmasını sağlayan, ilk parlayan kıvılcımdan almışlardır…

Bir Cevap Yazın