19. yüzyıldan 20. yüzyıla Modern Siyasal İdeolojiler

Aşağıdaki yazı 28 Aralık 2007 tarihli Radikal gazetesinde çıkmıştır. Siyasal bilimler üzerine çalışmalarıyla bilinen Fuat Keyman bu yazıda dersimizin konusu ile birebir örtüşen bir kitabı tanıtıyor. Ek kaynak olarak faydalanmak isteyenlere duyurulur.

Siyasal ideolojiler çözümlemesi

Siyasi düşünce, ‘siyasal alana dair sistematik bilgi üretme, anlama ve çözümleme’ amacını taşımaktadır. Aynı zamanda, ‘bir toplumda güç ve iktidar kullanımı’ sorununa yanıt bulmayı da hedeflemektedir

Bir toplumda devlet-toplum/birey ilişkilerinin yönetilme ve düzenlenme sürecinin, kurumsal (asker-sivil devlet bürokrasisi, seçimler, yargı) ve aktör-temelli (siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, ekonomik aktörler, vb) çözümlemesi bize siyaset biliminin genel tanımı ve amacını verirken, bu sürecin hareket tarzına anlam veren “düşünce sistemlerinin ya da ideolojilerin, içerdikleri kavramlar ve değerler temelinde sistematik bir inceleme ve açıklama girişimi” de siyasi kuram ya da siyasi düşünce alanının genel tanımını ve amacını oluşturur. Siyasi sistemlerin, hem sistem içi kurumsal ve kurumlar-arası işleyişi, hem de toplumla/bireylerle ilişkilerinin düzenlenmesini çözümlemek, siyaset bilimi kadar siyasi kuram ya da siyasi düşünce alanını da gerekli kılmaktadır. İktidar, güç, otorite, ideoloji, değer, kurum, aktör, kimlik, statü, vb kavramlara dair sistematik bilgiye sahip olmadan, siyasal sistemlerin işleyişleri, siyasi kararların içerikleri ve sonuçları, ve en genelde “iyi ve adaletli toplum yönetimi” için gerekli vizyon üretimi sınırlı kalmaktadır.

Siyasi düşünce, bu anlamda, siyaset bilimine içsel bir niteliktedir ve “siyasal alana dair sistematik bilgi üretme, açıklama, anlama ve çözümleme” amacını taşımaktadır. Siyasal düşünce, aynı zamanda, “bir toplumda güç ve iktidar kullanımı” sorusuna yanıt bulmayı da hedeflemektedir. Siyasi iktidar ve gücün farklı kullanım biçimleri ve amaçları, ve bu farklılığa anlam veren kavramların ve değerlerin sistematik bir açıklaması da, siyasal düşüncenin içerdiği bir amaç, okuyucuya sunduğu önemli bir düşünsel zenginlik kaynağıdır. Bu bağlamda da, siyasal sistemlerin açıklanması ve anlaşılması kadar, dönüştürülmesi içinde, siyasal düşünce alanı içinde çalışmaya, ve bu alandan siyasal sisteme yaklaşmaya ve çözümleme yapmaya gereksinim vardır.

Bu ikili yapısı içinde, dolayısıyla, “sistematik bilgi üretimi yoluyla siyasal sistemleri açıklama ve anlama” ve “iyi ve adaletli toplum yönetimi için bir toplumda var olan siyasal sistemi dönüştürme” amaçları ve işlevleri içinde, siyasal düşünce, hem toplum yönetimi sorusuna yanıt girişiminin en önemli kaynaklarından birisidir, hem de bir toplumda var olan siyasal sistemin eleştirel çözümleme sürecine sokulması, ve böylece daha iyi, daha adaletli ve daha demokratik toplum yönetimi vizyonu yaratmanın da kuramsal ve yöntemsel ön-koşuludur. Siyasal düşünce alanına dayanmadan, bu alandan öğrenmeden, ve bu alanın ürettiği kavramlardan yararlanmadan, ne bir toplumda var olan yönetim tarzını, ve bu yönetimin tarzının içerdiği iktidar ve güç kullanımın amaçlarını anlamak, ne de, ve belki de en önemlisi, bu yönetim tarzına alternatif üretmek olasılık kazanacaktır. Bu olasılığı, ancak, siyasal düşünceyi ciddiye almakla ve siyasal düşünceyi öğrenmekle sağlayabiliriz.

Türkiye örneği

Türkiye’de, hem akademik eğitim ve çalışma alanı, hem de akademik ve kamusal tartışma alanları içinde, siyasal düşüncenin bu önemli niteliğinin kavrandığını söylemek maalesef olanaklı değildir. Türkiye’de, ne siyasal düşünce alanı içinde yer alan siyasi ideolojilerinin ve düşünce sistemlerinin yeterince çalışıldığını, öğretildiğini, öğrenildiğini, ve tartışıldığını söylemek olanaklıdır, ne de, Ziya Gökalp’ten Hilmi Ziya Ülken’e ve Şerif Mardin’e, kendi modernleşme tarihimiz içinde bu tarihin analitik/eleştirel çözümlemesini sunmuş düşünürleri içeren gelişmiş ve kurumsallaşmış bir “Türkiye siyasi düşünce tarihi” çalışmaları alanından bahsetmek olanaklıdır. Bu nedenle de, ekonomiden dış politikaya, demokratikleşmeden sosyal adalet sorununa, ve insan haklarından kimlik/tanınma siyasetlerine kadar geniş bir alanda karşılaştığımız sorunlara ve taleplere uzun dönemli ve kalıcı yanıt bulacak siyaset üretmek, vizyon geliştirmek, bugüne kadar ülkemizde en azından sınırlı bir yapıda olmuştur, hatta olmamıştır. Dahası, Türkiye’nin yönetimi sorusuna, bu yönetimin temel aktörleri olan siyasi partiler ve devlet seçkinleri tarafından verilen yanıtların kısa dönemli, hatta bir yanıt niteliğinin dışında erteleme, göz ardı etme gibi eğilimleri içermesi, bir ölçüde de, siyasi düşünceye olan ilgisizlikten kaynaklanmaktadır. Türkiye’de, hem akademik, hem de kamusal çalışma ve tartışma içinde, siyasal düşünce alanının azgelişmiş ve göz ardı edilen niteliği, bir taraftan bugün yüz yüze bulunduğumuz iyi işlemeyen ve toplumsal sorunlara çözüm bulamayan siyasal sistem sorunumuzun nedenlerinden biriyken, diğer taraftan da, daha iyi, adaletli ve güçlü bir Türkiye vizyonu kurulamamasının belki de temel nedeni, bu anlamda da, farklı söylersek, bu vizyonu oluşturmanın ön-koşuludur.

Milliyetçilik, anarşizm, feminizm…

Bu nedenle de, H. Birsen Örs tarafından derlenen, 19. Yüzyıldan 20. Yüzyıla Modern Siyasal İdeolojiler kitabı, çok önemli, işlevsel ve yararlı bir akademik ürünü bize sunmaktadır. İlk önce ideoloji kavramı üzerine açıklayıcı ve altyapı hazırlayıcı bir giriş yazısı, sonra da, modern zamanlarda toplum yönetimine anlam veren liberalizm, muhafazakarlık, Marksizm, sosyal demokrasi, milliyetçilik, anarşizm, feminizm, faşizm ve korporatizm ideolojileri üzerine kapsamlı çözümlemelerden oluşan Modern Siyasal İdeolojiler, Türkiye’de siyasi düşünce alanında yaşadığımız eksikliği kapatıcı, yaralı bir kaynak niteliğindedir. Birsen Örs, çalışmanın amacını iki hedef içinde belirlemektedir: ideoloji kavramını, ve siyasi ideolojileri, toplumları anlama ve dönüştürme güçleri ve sınırlılıkları içinde ele almak; ve modern zamanlarda iktisadi, sosyal ve siyasal düzeni, farklı tarzlar, biçimler, kurgular ve anlamlar içinde oluşturan, yukarıda sıraladığımız siyasi ideolojileri, ortaya çıktıkları tarihsel arka plan, içerdikleri kavramsal yapı ve önerdikleri toplum vizyonu temelinde irdelemek, ve eleştirel çözümlemek.

Çalışmanın irdelediği ve eleştirel çözümlediği siyasal ideolojiler, hem bu alanda eserlerini okuduğumuz deneyimli ve birikimli akademisyenler tarafından, hem de akademik dünyaya yeni girmiş ya da akademik dünya dışında çalışan genç bilim insanları ve düşünürler tarafından kaleme alınmış. Hemen söylemek isterim ki, çalışmaya tüm katkı verenler işlerini çok iyi yapmışlar ve bizlere öğreneceğimiz, kendi çalışmalarımız da ve tartışmalarımızda temel kaynaklardan birisi olacak bir siyasal ideolojiler çözümlemesi metni sunuyorlar. Bu zor konuda, dili berrak, toparlayıcı ve öğretici metinleri hazırlayanları tebrik etmek isterim.

Eminim ki, Modern Siyasal İdeolojiler, üniversitelerimizde ders kitabı olarak okutulacaktır, zaten çalışmanın hazırlanış amaçlarında birisi de bu alanda eksikliğini hissettiğimiz bir kaynak metni öğrencilerimize ve akademisyenlerimize sunmaktır. Ama, bu çalışmanın okunma ve tartışılma alanı akademik çalışma ve düşünme alanıyla sınırlı kalmamalıdır. Bugünün Türkiye’sinin yaşadığı değişim süreci, bu sürecin yarattığı olanaklar kadar sorunlar ve endişeler, ve var olan siyasal sistemin demokrasiden güvenliğe, kalkınmadan toplumsal bir arada yaşamaya kadar geniş bir yelpazede içerdiği ‘eksikler’, bizleri siyasal düşünceyi ciddiye almaya, bu alan içinde Türkiye’nin dününe, bugününe ve yarınına yaklaşmayı, ve bu temelde de Türkiye’yi dönüştürme olanağını aramaya ve tartışmaya itmektedir. Bu anlamda da, Modern Siyasal İdeolojiler, sadece akademik değil, kamusal tartışma içinde önemli bir kaynak olma kapasitesi ve değerine sahip bir çalışmadır. Bu çalışmaya hak ettiği değeri ve ilgiyi verelim.

MODERN SİYASAL İDEOLOJİLER, 19. Yüzyıldan 20. Yüzyıla
Derleyen: H. Birsen Örs, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
595 sayfa, 2. hamur, ISBN: 6053990093; Boyut: 19,5×23,5 cm; Baskı Tarihi: Kasım 2007
Özgün Dili: Türkçe

E. FUAT KEYMAN: Koç Üniversitesi

Bir Cevap Yazın