Büyük kaybımız: Avrupa’nın son feodal sistemi tarihe karıştı

NTVMSNBC haber sitesinin Anadolu Ajansı’ndan derlediği haberden, artık gidip yerinde görebileceğimiz Avrupa feodalizminin son örneğinin de sonunun geldiğini, üzüntüyle, öğrenmiş bulunuyoruz. Avrupa feodalizminin son kalesi de yıkıldığına göre, ilgimizi artık Avrupa-dışı feodal ilişki ağlarına yönlendirmek durumundayız. Aşağıdaki haberin ayrıntılarında feodalizme ve modern devlet işleyişlerine dair bugüne kadar konuştuklarımızla ilgili olarak bir çok ayrıntı bulmak mümkün.

“Manş Denizi’ndeki küçük Sark adası, Kraliçe I. Elizabeth’in 450 yıl önce getirdiği feodal bir sisteme sahipti. Ada, geleneksel olarak toprak sahibi ailelerin üyelerinden oluşan “Chief Pleas” denen ve yılda sadece birkaç kez toplanan bir parlamento tarafından yönetiliyordu. Fiilen Sark lordu ya da baş toprak ağası olan senyör ise adanın yargıcını atıyordu ve yakın zamana kadar satılan ve alınan her topraktan bir pay almaya ve hatta orta çağlardan kalma ondalık vergilerini toplama hakkına sahipti. Buna karşın tek yükümlülüğü, adayı “Kraliçenin düşmanlarından temiz tutmaktı.”

Ancak yerel halk ve modernlik yanlıları 28 üyeli tümü seçimle gelen bir parlamentodan yanaydılar ve adanın 600 kişilik halkı 2006’nın sonunda yapılan bir referandumla bu isteği destekledi. Referandum sonucu, bazı bakanlardan oluşan Britanya Kraliyet Danışma Meclisi tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi.
Şimdi adada bir yıldan fazla yaşayan herkesin seçimlere katılma hakkı var ve aralık ayındaki ilk seçimle oluşturulacak ilk parlamento gelecek yılın Ocak ayında toplanacak. Sark, şimdiye kadar ne Britanya’nın parçası ne de bağımsız egemen bir devletti. Kendi yasama meclisi ve yargısı vardı ancak savunması ve dış ilişkileri ile yasa ve düzen Londra tarafından sağlanıyordu. Yeni değişikliklerle adadaki karmaşık ve hassas davalara bakması için bir hukuk uzmanı da görevlendirilecek.
Adanın eski sisteme göre görev yapan “seneschal”i yani yargıcı Yarbay Reg Guille değişikliklerin yargı ve hükümeti modernleştireceğini ama adanın gündelik hayatında fazla bir şey değişmeyeceğini söyledi.Guille, “burası çok sakin ve barışçı bir yer. Biz kendine yeterli, birbirine sıkı sıkıya bağlı bir topluluğuz ve yaşamımıza gözlerden ırak devam etmek istiyoruz” dedi.”
Yukarıdaki resimde, küçük parçalara ayrılmış tarlalardan da görüleceği gibi toprağa bağımlılık ve tarım ekonomisi üzerine kurulmuş olan maddi kültür, feodal sistemin tipik bir özelliğidir.

Bir Cevap Yazın